Kaçmak İsteği

Ben çıkmak istiyorum. Ağlayabildiğim kadar ağlamak, içebildiğim kadar içmek, bağırabildiğim kadar bağırmak istiyorum. Ben ölmek istemiyorum. Ben YAŞAMAK istiyorum. Çözüm bulmak istiyorum, kendime, neden böyle olduğuma, nasıl düzeleceğime… Burası beni hasta ediyor. Evet sorunlarım var. Evet güçsüzüm. Evet karışığım ama basitim. Evet belki dünyanın en gerizekalı hem de en zeki ve mükemmel insanıyım veya hiçbiriyim. Kayboldum. Biliyorum. Ama böyle de bulamam ki kendimi. Ama doktor haklı. Doktor Şakirbey haklı. Kendimi gene bir anda bileklerime bakarken buldum çünkü acıyorlardı. Bana resmen bağırdılar yeter artık kes beni bizi diye. Çok istedim yalan olmasın. Bileklerime baktım ve etrafımdaki materyalleri düşündüm. Ama durdurdum kendimi yine.
Burası o kadar da güvenli bir hastane değilmiş bunu fark ettim. Mesela ben hemşirenin dikkatsizliğinden faydalanıp boğazıma iğne veya kesici bir şey saplayabilirim. Veya bahçedeyken oradaki kantinden bıçak çarpıp boğazıma veya bileğime… Ama yapmayacağım. İstemiyorum ölmek-kendi ellerimle veya kendim yüzünden-
Nefes A L A M I Y O R U M
Kilyosta gün doğumunu izlemek istiyorum. Hayatıma devam etmek istiyorum. Kendimi öldürmeyeceğim.
Ama baksana Karbon, annem de yok.
Yok kelimesi çok güzel, değil mi? Çok güzel.
Kendi kendime ayakta duracağım. Tek başıma. Yalnız. Yapayalnız.
NEFES ALAMIYORUM
Boğuluyorum.
Gerçekten.
Çırpınsam mı yoksa kendimi suya teslim edip beni kaldırmasını mı beklesem?
Boşluktayım, süzülüyorum.
Bu ilaçlar beni o kadar gerizekalı yaptı ki, tek ögelik cümleler kurmaktan başka bir şey yapamıyorum.
Ama baksana Karbon, bir gelişme var. Artık yere yatıp orada saatlerce durmak istediğim türden bir depresyonda değilim. Artık bir şeyler yapmak isteyen ama hiçbir şey yapamadığı için çıldırmak üzere olan bir tür depresyondayım. Halledicem.
(BURAYA NEVER TOO LATE’İN SÖZLERİNİ YAZMIŞIM)

Karbon, ne yapıyorum ben? İyi olmayabilirim evet ama benim istediğim şey yatakta değil ayakta tedavi. Buraya hapis hissettiğim andan beri bu hislerim değişmeye başladı, bu mükemmel hislerim. Bu hisler derken onları nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum ama hissediyorum işte. Kendime resmen bir(1) hafta daha bilet kestim az önce krize girerek. EN AZ BİR HAFTA. Her şey yolunda. Her şey yolunda. Sakin ol Elif.
Yorgunum. Sigara saati geçsin, bir yere kıvrılıp sonrasını bekleyeceğim. Yaşayacağım. Sorunumu bulup-o derinlerde ne halt varsa- çözeceğim. Bu ülkedeki güvenebileceğim tek meslek grubu “doktorlar” ve bu aslında üzücü ama sözlerini dinleyeceğim. Konumuz bu değildi değil mi? Aman, klasik ben işte.
Halledicem.
2.1.2018

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s