hapis değilim ama kendimi hapsetmiş olabilirim niye

Evden çıkamıyorum. Yapamıyorum.

Şansıma hiç istemediğim zamanlar birileri arayıp beni dışarı sürükleyebiliyor, fakat bunalıp birileriyle takılmaya ihtiyacım olduğunda asla kimse müsait olmuyor. Belki de benim “hadi yapalım, hadi edelim” tarzı birisi olduğum için bu olup duruyor. Asla 2 3 gün sonraya plan yapamıyorum çünkü o an nasıl bir ruh halinde olacağımı bilmiyorum. Hadi yarım saate şunu yapalım dediğimde ise illa ki karşı tarafın planı oluyor tabi ki. Herkes benim gibi boş oturanın boş tayfası(?) değil. Bu açıdan sanırım yurt hayatı daha iyiydi. En azından insan görüyordum, her zaman boş olan birileri çıkıyordu falan. Kampüsten bilerek isteyerek uzaklaşmamın tek negatif etkisi bu olabilir.

Dışarı çıkamıyorum. Korktuğumdan veya tek başıma takılmaya alışık olmadığımdan değil. Dışarıda beni cezbeden tek şey denize karşı oturup kahve içmek olabilir. Eh, denizi ortalama bir insandan çok göreceğimi söyleyebilirim hayatım boyunca. O yüzden o kadar mühim değil. Ama aşırı bir “gerçek kahve” açlığı çekiyorum diyebilirim. Neden mi? Simitte çalıştığım süre boyunca kahve yapmayı öğrenmeye çalışmıştım. O profesyonel makineyle baya içli dışlı olmuş, gelip gidip kahve içmiştim. Artık normal nescafe de kesmiyor beni. “de” dedim çünkü bundan önceki adım da ikisi bir arada ve üçü bir arada paketlere katlanamamaktı. Lisenin başında günde beş altı tane içmiştim, bir yerden sonra paketlerin içindeki kimyasal kokusu içimi yakmaya başladı. Şimdi de nescafe. Sonraları latte içmeyi de bırakıp sütlü filtre kahveye geçtim. Şimdilik iyi anlaşıyoruz, ama evde içemiyorum çünkü french pressle yapılınca istediğim gibi olmuyor. Bildiğimiz filtre kahve makinesi olacak. Meh, o da pek ucuz bir şey değil. –Alınca en iyisi olmasa da ortalamadan iyisini alalım psikolojisi ailemden bana geçti.

Evdeki filtre kahve makinesi eksikliğimi de gelecekteki eski sevgilim sayesinde doldurmayı umuyorum. Bir önceki kettle hediye etmişti. :d Sonra da mikrodalga falan hayırlısıyla.. Evet mutfak aletleri çeyizi gibi bir şeyimi sevgililerim tarafından halletmek kullanışlı olabilir. 😀 Git gide daha zengin sevgililerim olacağını varsayıyorum. Peki sustum. Sevgililer günü yaklaşıyor ve ben 19. kez yalnız başıma gireceğim. Hoş? Hoş değil. Ama bu seferki tamamen bilinçli olduğu için mutlu ve huzurluyum galiba. Bilmiyorum etraftaki sevgilileri kıskanıp mahvetmek istiyor olabilirim ama huzurluyum ya.

Bugün dışarı çıkacağım eğer birileri kornişimi takmaya iki üç saat içinde gelirse. Haftasonu olduğu için biraz şeyapıyorum istemiyorum aslında ama. Murat gelecek, şu an uçaktadır hatta. Belki onunla buluşup artık benden neden hoşlanmaması gerektiğini gösterip uzaklaştırabilirim. Hem de sosyalleşmiş olurum. Tabi daha önce tinderdan tanışıp sevgilinizi aldattığınız ve size defalarca ciddi olduğunu belirtmiş bir çocuğu şişko ve ilişkiler konusunda özgüvensiz olduğunuz sebebiyle kendinizden uzaklaştırmak için kahve içmeye çağırmak ne kadar sosyalleşmek sayılır bilmiyorum.

Kornişim mi? Mükemmel evim çok mükemmel olduğu için duvarlar pek sağlam değil pek çok yeri gibi. Korniş zaten çıkayazmıştı, Pamuk bey perdeyle oynamaya bayıldığı için ikinci kere düştü. En azından kafamıza düşmedi.. Olumlu bakmamız olumlu olur yani.

Hapşurduğunuzda siz de kendinizi kaybediyor musunuz bu arada? Ben hapşurduğumda baya kayboluyorum. Sonra da sağ kolumu kaybediyorum. Lenf bezlerimde sıkıntı var bence. Ne alaka demeyin saçma sapan düşüncelerim var sağlığımla ilgili.

İyice manasızlaştım yine.

Gideyim ben yapacak bir şey bulayım

x

hapis değilim ama kendimi hapsetmiş olabilirim niye” için 4 yorum

  1. Yine sevgililer günü var di mi? Şu akıllı telefonlara özel gün uyarısı konmalı ama günde bir kez değil. On beş yirmi kez uyarmalı. Neyse ki sevgili eşim de sonunda bana benzemeye başladı da evlilik yıl dönümümüzü falan akrabalar arayıp kutladıkları için hatırlıyoruz.

    Liked by 1 kişi

  2. Son dönem takip ettiğim bir hesap @vistekis /instagram da anımsattı bu metin bana.
    Metnin kurgu mu, gerçeklik mi olduğunu bilmiyorum ancak genç arkadaşların kimi duruşunu beğeniyorum. Kendi halinde olmaklık. Barışık kendilik ve çalışmaklık iyi. İşini iyi yapmak için çaba. Depresiflik tüketici çünkü.
    Dışarı çıkıp yürümek iyidir, kornişler genç beyinler için gereksiz kaygı. Stor perde kullan bence. Yıkama, ütü gibi derdi yok ve ekonomik tipleri var.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s