Yetişkin

 

Ne zaman hayatımın gidişatı üzerinde kafa yormak istemesem erkek problemlerimi ortaya çıkarıyorum çünkü daha kolay bunu yapmak.

Paulo Coelho okumamalıydım belki bu kadar fazla. Nehirlere kapılıp gitmekten korkuyorum. Bunların denize açılan yol olmaları gerekiyordu.

Hayır, kafayı henüz yemedim. Bu doğru.

Ailemle ilişkilerimi tekrar sorguladığım bir döneme girdim. Kimlerin ailem olarak kalmasını tercih edeceğimi düşünüyorum. Aslında biliyorum ama, istemediklerimi silip diğerlerini bırakmak mı yoksa en sevdiklerimi bırakıp kalanını silmek mi yapılması gereken hamle, onu kestiremiyorum henüz.

Yalnız öleceğim.

Çoğu arkadaşımın büyük korkusu bu. Benim bir olgum oldu. Bunun aksini iddia edemez hiçkimse.

Kendime, elif 5.304592 a alışmaya çalışıyorum.

Benimle neredeyse 3 yıldır aralıklı görüşen psikiyatrım bana son görüşmemizde artık yetişkin olduğumu söyledi. Beklediğim şey buymuş sanırım. Birisinin farkın ne olduğunu söylemesi gerekiyordu. Anladım.

Artık yetişkin oldum.

Pek bir şey değişmedi bence. Sadece bazı şeyler daha net gözüküyor gözüme. Daha çok sinirlensem bile daha az tepki gösteriyorum. Çünkü ne fark eder ki?

Resmi olmayı öğrendim. Kilo vermek umudum olduğu için hala takım elbise almadım kendime. Ama resmi davranabiliyorum artık. Politik olmayı da öğrendim bence.

Etrafımda çok fazla insan yok. Yani çok normal olmaması ama genel olarak insanlara konuşmayı bıraktım. Arada telefonu elime alıp rastgele insanlara mesaj atıp hal hatırlarını sormayı düşünüyorum. Unutulmak istemem çünkü.

Önyargılarımı, dengesizliklerimi, başarısızlıklarımı, acılarımı, hislerimi, fiziğimi, insanların benim hakkında neler düşündüğünü biliyorum. Farkındalık biraz kabulleniş oluyor. Kendimden nefret etsem bile kendimden nefret etmiyorum. Kimseyi suçlamıyorum.

Dini inancı müslümanlık olanları kendimden olabildiğince uzakta tutuyorum. Bana bir faydaları yok. Beni kabullenemezler de asla.

Bir insanın yanında bir kez sevilmediğimi hissettiysem bir daha sevildiğime inanmıyorum. Bu biraz sıkıntı olabilir ama kendimi riske atmayı sevmiyorum artık. Taking a leap biraz korkusuz insanların işi. Ben üzülmek istemiyorum insanlara inandığım için artık.

Buna rağmen hayatımı bir cümle ile özetlersem, “En kötü ne olabilir ki?” olurdu.

Başta demiştim ya, ne zaman gidişatı düşünmek istemezsem erkeklere düşüyorum diye. İşte o kafa dağıtmak için. Çünkü ilişkinin %50si gerçekten benim elimde değil. Elimde olmayan şeyler için üzülmemeyi öğrendim. O bana kalan %50 de duvar oluyor artık.

Bir ilişki istemiyorum çünkü. Kilo vermez isem kimse beni böyle sevmeyecek. Belki seven olacak ama gerizekalı olduğu için olabilir belki. Çünkü dışım çirkin içim iyi de değil. İki türlü de kötü olan bir insanın nesini sevebilirsiniz? -Kendimi kötülemiyorum, stating the facts.- Kilo verir isem de kimse beni öyle sevmeyecek. Çünkü sadece fiziğe odaklanacaklar. Duygusal tüm erkekleri ilk 2 decadeimde harcamış olabilirim. Bilmiyorum. Ya da hepsiyle kankayımdır.

Çok fazla bahsetmeyi sevmediğimden 20 kere falan bahsetmişimdir. Ama buraya başka ne yazabilirim ki? Ne konuda içimi dökebilirim ki? En azından bunlar zararsız şeyler.

Babam trye kesin dönüş yaptı. Annemi sadece mesai saatlerinde arayabiliyorum. O da bazen akşam baban dışarı çıktı diye arıyor ve kapı sesi duydum geldi galiba diyip yüzüme kapatıyor muhabbetimizin ortasında.

Dayım ve ailesi kardeşimin hepatit c ile bir bağı olduğunu düşünüyorlar ve kardeşim asla kan aldıran bir varlık değil. Uzun hikaye. Ben temiz olduğum için hepimizin temiz olduğunu düşünüyoruz ama nasıl emin olabiliriz ki?

Bayram bugün. Birazdan bayram namazına kalkacak erkekler. Onbinlerce, yüzbinlerce hayvan kesilecek bu üç gün içinde.

Param yine azalıyor. Evde 3 kişi ve 1 kedi yaşayınca böyle oluyormuş. Bir daha asla benden bi boy küçük kuzenimle 4 saatten fazla zaman geçirmeyeceğim. Parkta oturup çekirdek kola yapmak tek seçeneğim olmalı. Para harcamamalıyım.

Eren beni sevdiğini düşündüğünü söyledi kendi kelimeleriyle.

Mürü de öyle yaptı.

Dünyadaki en ilginç insanlardan biriyle daha konuşuyorum. Hayatımda gördüğüm en mütiş erkeklerden olabilir. Olmayadabilir tabi.

Tüm erkekler am peşinde demek istiyorum tam bu noktada. Umrumda olmamalı çünkü. Düşünmeyi, kafa yormayı dinlendirici buluyorum amaaa…..

Ben her güne bir işten fazlasını koymamak, aşırı programlamamak,kendimi zorlamayı sevmemek falandan ibarettim. Bir anda üç erkek bir tık ağır geldi. Paulo, siktin hayatımı aşkım. Neden gider Alef diye kitap yazarsın ki? Tamam ismimi değiştirmek arzumdan vazgeçmemi sağladın ama, neden bu düşünceleri bu fikirleri aklıma soktun? Bana karşı herhangi bir zorun mu var? Yoksa neden??

Çocuklar duymasındaki meltem ile doktorlardaki o çocuğun ne kadar mutlu olduğunu stalklayıp hüzünlenme molasına girdim.

Yazacağım şeyler bitmiş sanırı-

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s