Eski yeni

2011 model yeni eski ve göz alıcı bilgisayarımdan yazıyorum. Daktiloya dönmüş gibi hissetmemek elde değil. Çok güzel. Üç beş tane priz girişi kullansa ve internete bağlanmak için bir kabloya ihtiyaç duysa da seviyorum yeni eski bilgisayarımı.

En son ne zaman dersler veya listeler haricinde bir şeyler karaladım hatırlamıyorum. Ama iki gündür eski zamanlardaymış gibi hissediyorum, yaratıcılığım biraz uçtu tekrar(bu yazıda garip bir şey beklemeniz gerektiği anlamına gelmiyor). Sevindirici.

Sabah uyandığımda kedi sinekliğini tornavidayla açıp pencereden sarkarak sigara içiyorum ezginin günlüğü veya sevdiğim eski şarkılar eşliğinde. Kahvaltımı özenle yapıyorum günlerdir sanki aile evinde hazırlanıyormuş gibi. Mutfakta bir şeyler pişiyor sürekli ve ben bunları yerken pişmanlık duymuyorum çünkü hepsinin glisemik indeksi düşük. Evet insülin direncim tsh levellerimle yarışır derecede korkunç çıktığı zamandan beri kendime dikkat edeyim derken istemsiz güzel bir düzen oluşturdum. Ev havasız gelmiyor artık. Yine de, dışarı çıkarken eskisi kadar korkmuyorum. Hoş göbüşüm ve ben hala biraz zorlanıyoruz ve eski zamanlardaki gibi knock-off ayakkabılardan aldığım için hareket kabiliyetim sınırlı oluyor -biraz büyük geldiler ama halledicem- ama çok rahatsız değilim. Evet eski bilgisayar ve ucuz ayakkabılar. Param az kaldı. Pardon, ekonomi sikildi.

Dersler perşembe başladı sonunda. Boyumdan büyük işlere kalkışıyormuş gibi hissetsem de şimdilik iyi gibiyim. Hayatımda kendi iyiliğime ve derslerime, ve bazenleri aileme harcadığım zaman hariç hiç zamanım yok. Cuma günleri akşamüstüm boş bir tek. Bir arkadaşla buluşacak olmam demek o hafta kendime daha az vakit ayırmam demek. Olsun. Çok arkadaşım yok zaten. Çoğu kendini arkadaşım sanıyor olsa da :)) En iyi arkadaşımın Pamuk ve second best in ise kendim olduğunu bilmiyorlar. Cidden, minimum arkadaşım var.

Murathan aradı her zamanki gibi, onu her zaman seveceğim ama umarım onunla sonlanacak birisi olmam. Böyle devam ederse başarılı olmayacak. Değişmemekte ısrar ediyor.

Zaten erkekler konusunda tamamen bir oruçtayım. İhtiyacım yok yeni insanlara; arkadaş olarak da sevgili olarak da başka bir şey olarak da. Belki mentorüm olmasını isterdim ama eminim ki kimse beni desteklemez istemez şu an. Sonuç olarak elimdekilerle kalakaldım.

GOD klavyenin tak tak sesleri çok iyi geliyor sonsuza kadar böyle yazabilirim. Korkunç!

Bir hoparlör ve mic&cam ikilisi aldım. Cam kısmını hala çalıştırmayı başaramamış olsak da (teknoloji harikası amcam da denedi) halledeceğim bugün ya da pazartesi. Sonra da yeni eski bilgisayarım hazır olunca eski yeni bilgisayarımı amcama gönderip düzelttireceğim. Umarım düzelir yani. Herkesin bir laptoba ihtiyacı var ve şu ankiler çok pahalı. Mmm.. Belki de çok şey istiyorum bu eski yeni bilgisayar yeterlidir şimdilik? Bilmiyorum.

Alperenin ödünç verdiği KORKUNÇ MÜKEMMEL kitaba göz atıyorum. Henüz yarısını bitirmiş olsam da ona yenisini alıp bunu evlat edinmeyi beş kere falan düşündüm. Umarım bulabilirim aynısından. Öneririm eğer şu an yazdıklarımı okuyan varsa, sanmıyorum ama. Galaksi Kıyısında Geceyarısı Pikniği.

Bazı şeyleri unutamıyorum ama nasıl kelimelere dökeceğimi bilmiyorum. Beynimin arkasında çığlıklar bile olsa arkadaşlığımı bitirmediğim biri var. En azından ders çalışırken bunları düşünmeyeceğim.

22 yaşım bitecek tam bir hafta sonra bugün. Çocuk yapmak veya yumurtalarımı dondurmak istiyorsan 13 güzel yılım kaldı. Ölümsüzlüğü bulabilmek için 32 yıl. Ben daha 2. sınıftayım. Bu, diğerleri için yolun yarısı etse de, üniversite hayatı için, benim için değil. Uzun zamandır buradayım ve bitmeyecek gibi hissettiriyor bu. Ama annemin para göndermeyi bırakmasına iyi ihtimalle 3 yıl kaldı. 23’ten gün almaya başlarken 2 ve 3’lerle çevriliyim evet. Üstelik, doğduğum için mutlu bile değilim. Ölmediğim için kendimle constantly gurur duyuyorum though.

Bu arada, bu gece yarısı, yine lanet bir “cumayı cumartesiye bağlayan gece” İstanbul sözleşmesi iptal edilmiş. Rektör ataması da, korkunç tutuklamalar da, hukuk ve işletme fakültelerinin açılması da cumayı cumartesiye bağlayan gece ilan edilmişti. Gece 2’de. O gece neden öyle lanet, gerçekten anlamıyorum. Ve umuyorum ki gelecek hafta aynı şey olmayacak çünkü doğum günümü biraz olsun gülümseyerek geçirmek istiyorum. Özel benim için.

Evet, çoğu konuda bencilim. Sorry not sorry.

Sanırım şimdi yazmayı bırakıp dışarı çıkmak için hazırlansam çok tatlı olur. Kameramın pazartesi çalışır durumda olmasını isterim.

Love

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s